online randevu tedavi 端cretleri

Varis Hastalığında Sık Sorulan Sorular ve Cevapları

            Bu yazımızda klinikte ve tedavi sürecinde hastalarım tarafından yöneltilen varis hastalığı ile ilgili pek çok soruyu soru – cevap şeklinde yanıtlamak istiyorum.

Varis hakkında merak edilenler

Varis nasıl olur ya da oluşur?

Varis ya da diğer adıyla venöz yetmezlik, toplardamarlarda damarın esneklik kaybı sonucu ortaya çıkan ve damarın genişlemesi sonrasında içerisinde kan birikimi ile sonuçlanan bir hastalıktır. Ana toplardamarda genişleme olduğunda ise, bu damarlarda yer alan kapakçıklarda da açıklık ortaya çıkar ve kanın geriye doğru (aşağıya bacaklara) kaçmasına neden olur.

Varis oluşumuna katkıda bulunan faktörler nelerdir?

En önemli faktör, aileden genetik olarak aktarılan varis oluşumuna yol açan gendir. Bunun yanında ayakta uzun süre durma, sabit pozisyonda uzun süreli oturma, kabızlık, aşırı kilo, bayanlarda doğum yapma, yetersiz su tüketimi gibi faktörler varis oluşumuna katkıda bulunur.

Varis yada Venöz Yetmezlik, genetik bir hastalık mıdır?

Uzun yıllardır yapılan çalışmalar göstermiştir ki, varis %70 ila 80 oranında genetik geçiş göstermekte yani; ailesinde varis olanların pek çoğunda varis hastalığına rastlanmaktadır. Bu genetik geçiş sadece anne veya babadan değil, amca, dayı, hala yada babaanne, dede gibi üst kuşaklardan da geçiş olduğunu unutmamak gerekir.

Varis, ne gibi şikayetlere yol açar?

Varisi olan hastalarda ağrı, şişlik, kaşıntı, huzursuz bacak, kanama, ilerleyen dönemlerde ciltte renk değişiklikleri ve yara açılması gibi şikayetler görülebilmektedir. Bu şikayetlerin yanında ciltte kabarıklık, görüntüde damar artışı ve estetik görünümde oluşan bozukluk sonrasında psikolojik etkilere yol açan durumlara dahi rastlanabilmektedir.

Varis tedavi edilebilir mi?

Varis tedavisi olan bir hastalıktır. Tedavideki asıl amaç, genişlemiş olan damarın ortadan kaldırılması ve bu bölgede biriken kan akımının normale döndürülmesi amaçlanmaktadır.

Varis tedavi edilmezse ne gibi sonuçlara yol açar?

Tedavi edilmeyen genişlemiş toplardamarlarda en korkulan durum, damar içerisinde biriken kanın pıhtılaşması ve bu pıhtıdan kopan parçaların akciğer damarlarına giderek, akciğer embolisi denen duruma yol açarak ölüme sebebiyet vermesidir. Bunun yanında cilde yakın oluşan varislerde kanama da sık rastlanan bir durumdur. Bu kanama aktif olarak dışa olabileceği gibi cilt altına kanama şeklinde de ortaya çıkabilir ve böyle bir durumda, o bölgede ağrı ve morluk oluşur. Dışarıya olan kanamalar ise uzun süre devam edebilir.

Varis öldürür mü?

Varis ya da venöz yetmezlik hastalığı nedeniyle direkt olarak ölüm gerçekleşmez ancak varis hastalığı neticesinde genişlemiş damar içerisinde oluşan pıhtı oluşabilir ve bu oluşan pıhtının akciğerlere gitmesi sonrasında nadir olarak ölüm olayı gerçekleşebilir. Esas olarak varis hastalığında hastaların ağrı, şişlik, kramp ve kılcal damar artışı gibi sıkıntılarla, varis hastalığı öldürmez ama süründürür.

Varis tedavisinde uygulanan yöntemler nelerdir?

Genişlemiş damarların ortadan kaldırılmasına yönelik uygulanan tedavi yöntemleri, eski zamanlarda ameliyat olmakla birlikte, günümüzde hastaların günlük yaşamlarını kısıtlamayan ve ağrısız yöntemler olarak, ameliyatsız tedaviler ön plana çıkmıştır. Bu ameliyatsız tedaviler arasında lazer, radyofrekans, yapıştırma, ultrasonlu köpük tedavisi, skleroterapi gibi yöntemler yer almaktadır.

Varis tedavisinde ameliyat son tedavi seçeneği midir?

İlk zamanlarda varis tedavisinde tek tedavi seçeneği olarak görülen ameliyat yöntemi, son 20 / 30 yıllık süreçte tedaviler arasında güncelliğini ve uygulanabilirliğini kaybetmiştir. Ameliyatta yapılan işlem, varisli damarın vücuttan çıkarılarak uzaklaştırılmasıdır. Kapakçık tamiri gibi uygulanan varis ameliyatlarının sonuçları da çok yüz güldürücü olmamış ve bu yöntemden de uzaklaşılmıştır. Varis tedavisinde ameliyat son tedavi seçeneği değil aksine günümüzde ileri merkezlerde uygulanmayan bir yöntemdir.

Ameliyatsız Varis Tedavisi olur mu, ne gibi yöntemler vardır?

Ameliyatsız tedavi yöntemleri son yıllarda etkinliği ve hastaların günlük yaşam koşullarından uzaklaşmaması yönünden tercih edilen tedaviler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yöntemler arasında endovenöz (damar içinden) uygulanan lazer, radyofrekans, yapıştırma ya da damar dışından uygulanan flebektomi, skleroterapi, köpük skleroterapi, lazer veya radyofrekans gibi metotlar ile varis tedavilerinde daha başarılı ve yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.

Updated: 10 Ekim 2019 — 08:00

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir