Koronavirüs, Venöz Yetmezlik Riskini Artırıyor mu?

Aralık 2019 ayında Çin’de ortaya çıkan ve 2020 yılı başlarından itibaren tüm dünyaya yayılarak, pandemi oluşturan Korona virüs (COVID 19 – Corona Virues Dissease ), geçtiğimiz yıl boyunca tüm yaşantımızı etkiledi ve bizleri evlere hapsetti. İlk zamanlarda bir solunum yolu hastalığı olarak ele alınan; tedavi uygulanan virüsün, zaman geçtikçe ve hastalarda görülen semptomlar ortaya çıktıkça; vücudumuzdaki tüm sistemleri etkileyen bir hastalık olduğu görüldü.

Genellikle ateş, öksürük, nefes darlığı ve halsizlik gibi belirtiler ortaya çıkaran virüs, hastalık boyutuna geldikten sonra ve tüm sistemlerimizi etkilemeye başladıktan sonra ciddi durumlarda, damarlar da dahil olmak üzere vücutta hasara yol açtığı saptandı. Özellikle yaşı ilerlemiş ve kardiyo vasküler (kalp damar) sistemi etkileyen hastalığı olan hastalarda ölümcül seyrettiği görülmüştür.

Tedavi protokollerine kan sulandırıcı ilaçların eklenmesi, özellikle durumu ağır olan ve yoğun bakımda tedavi gerektiren hastalarda yaşam süresinin uzamasına yardımcı oldu. Kan sulandırıcıların hastalığın daha kolay tedavisine olanak sağladığı ayrıca damar sisteminde (toplardamar ve organlardaki kılcal damarlarda) hasar oluşumunu azalttığı görüldü.

Covid-19 hastalarında pıhtılaşma riski

Venöz (Toplardamar) Sistemi Hastalığı ve Pıhtı

Venöz hastalıklar, damar bozukluklarını ifade eder ve derin ven trombozu (DVT veya kan pıhtıları), varis veya örümcek damarlarını, kronik venöz yetmezlik ve bacak ülserlerini içerebilir. Diğer ek hastalıklardan bağımsız olarak da toplardamar sisteminde özellikle varisli veya venöz yetmezlikli damarlarda kanın yavaşlaması ve göllenmesi sonrasında oluşan pıhtılar, bu hastalığın en ölümcül sonuçlarına yol açmaktadır. 

Birçok viral enfeksiyon (Influenza, HIV, Varicella, Covid-19) pıhtılaşma bozuklukları ile ilişkilidir.

COVİD ve Damar yapısı üzerine etkileri

Yapılan çalışmalarda Covid-19, damar duvarları üzerinde güçlü bir enflamatuar (iltihap yapıcı) etkiye sahip olduğu görülmüştür. Diğer risk faktörleriyle birlikte Covid-19 enfeksiyonu büyük bir pıhtı oluşturucu risk oluşturur. Covid’in derin toplardamarlarda pıhtılaşmayı artırıcı etkisi olduğu ve bunun sonucunda oluşan pıhtıların akciğere giderek ölüme yol açtığı görülmüştür.

Bacaklardaki derin toplardamarlarda, yüzeyel ana damarda ya da oluşmuş olan varisli damarlarda oluşan pıhtıların, hastaların ilerleyen süreçlerinde akciğerlerde meydana gelen pıhtıların sebebi olduğu yıllardır bilinen bir gerçektir. Bu hastalık sürecinde de virüs tarafından damar duvarında oluşan hasarın bu pıhtı oluşum sürecini hızlandırdığı ve çok küçük pıhtıların dolaşıma katılmasını kolaylaştırdığı son bir yılda yapılan çalışmalarda ortaya çıkarılmıştır.

COVID Döneminde Varisli ve Venöz Yetmezlikli Hastalar

Yaklaşık bir yıldır yapılan pek çok sayıdaki çalışmada, varisi olan veya venöz yetmezliği olan hastaların şikayetlerinde artış meydana geldiği görülmüştür. Bu süreçte evde kalma, durağan bir yaşam sürme, fiziksel hareketlerin kısıtlanması, kilo alma gibi faktörlerinde etkisi ile varisleri az düzeyde olan hastalarda ilerleme, ağrı, kramp, sızlama gibi belirtilerin ortaya çıktığı saptanmıştır.

İşlev ve kozmetik önemli faktörlerdir. Varisli damarların bir sonucu olarak ortaya çıkan komplikasyonlar planlanamaz veya tahmin edilemez!

COVİD Döneminde Varis Tedavisi Yapılmalı mı?

Sonuç olarak, hastalarımıza viral pandemi zamanlarında da varis ve venöz yetmezlik  sorunlarına önem vermelerini ve bu hastalığa yönelik tedavilerini gerçekleştirmeleri şiddetle önerilmektedir.

Maske, mesafe ve hijyen gibi korona virüs hastalığından korunmada en etkili yöntemlere dikkat edilmesinin yanı sıra, kişilerin ek hastalıklarına da yönelik tedavilere önem vermeleri gerekmektedir; varis hastalığı da bu hastalıklardan birisidir.

Yapılan kısa dönemli çalışmaların sonuçları, varisin ve venöz yetmezliğin kalp ve damar cerrahi uzmanları tarafından teşhis ve tedavisinin, en erken dönemde yapılması gerektiğini ortaya koymuştur.

Varis Hastalığının Güncel Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Günümüzde varis tedavisi için tavsiye edilen yöntemler; hastaların en kısa sürede güncel yaşantılarına dönmelerini sağlayan ve hastane ortamında çok fazla temas etmeden gerçekleştirilen yöntemlerin tercih edilmesi önerilmektedir.

Ana damar tedavisinde ameliyat yöntemi, özellikle bu dönemde hastane bulaşını artıracağından dolayı tercih edilmez ve önerilmez. Hastanelerimizin korona hastaları ile dolu olduğu bu zamanlarda da pek çok hastanede acil olmayan ameliyatlar yani varis ameliyatları yapılmamaktadır.

Ameliyat yerine Lazer (EVLA), Radyofrekans ve Yapıştırma (Zamk) tedavisi gibi yöntemler, son yıllarda ön plana çıkmıştır. Hastaların işlem sonrası günlük yaşama dönmesinde ve yaşam konforu açısından daha başarılı yöntemlerdir.

Özellikle diz altında bulunan  kalın varisli veya ince kılcal düzeyindeki varisli damarlarda en etkili yöntem olarak son 10 yılda öne çıkan köpük skleroterapi yöntemi, Covid hastalığı döneminde kolaylıkla uygulanabilmektedir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerden dolayı, korona hastalığı döneminde de varislerinizin veya venöz yetmezliğinizin tedavisini ertelemeyin.

Maske – Mesafe ve Hijyen kurallarına dikkat etmeyi de lütfen unutmayın.

Sağlıklı günlerde buluşmak üzere…

KAYNAKÇA

1. https://stlouislaserveins.com/2020/06/23/how-covid-19-affects-veins/ 2. https://www.veininstitutect.com/blog/vein-care-and-covid-19-what-you-should-know 3. https://www.longislandvein.com/blog/vein-care-and-covid-19-what-you-should-know 4. https://venousnews.com/covid-19-impact-on-venous-patients/ 5. https://www.pulsus.com/scholarly-articles/covid-19-and-varicose-veins-common-causes-of-deep-veinthrombosis-and-embolism.pdf 6. https://www.uhhospitals.org/Health-Talks/articles/June/treatment-of-venous-disease-including-care-during-covid-19 Annals of Internal Medicine: Wichmann et al.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp Destek
İletişim